Ana Sayfa La Résistance Giriş Yazısı


Gönderen Kahraman #1
Dalamar 



« 11 Aralık 2008 »

- ILK YILLAR-

O, iki yaşında köyün erkekleri ava çıktığında tesadüfen karların arasında bulunmuştu. Gariptir o gün köyün büyücüsü de onlarla gelmişti, duyulmamış şeydi; herşeyden şikayet eden büyücü soğuk bir gecede sıcak kulübesinden çıkıp barbar olarak gördüğü kişilerle dışarıda dolaşsın. Tabi bunu onlara söyleyemezdi; ama onların arasında güvendeydi. En azından hiçbiri onu öldürmek isteyen büyücü meslektaşlarından biri değildi. Sanırım o gün, o bebeği orada bulacaklarına dair en küçük bir fikri bile olan birisi yoktu, sonuçta hadi ama, kim bir bebeği karın ortasında bırakır ki? Ve daha önemlisi bu bebek bu soğukta nasıl hayatta kalabilirdi ki? Tamam bu bölgenin halkı soğuğa dayanıklıydı ve kar onlar için ikinci deri gibiydi ama yine de onlar tanrı değillerdi, onlar sadece basit insanlardı.

O bebeği bulmadan hemen önce bir geyiği kovalıyorlardı; bir ağlama sesi duydular ve onu gördüler, karların arasında yatıyordu, büyücü önce bebeğe sonra da şefe baktı ve onun o bebeği köye götürmek istediğini anladı, buna izin veremezdi. O bebeğin, onun sonu olacağını hissediyordu, şefe döndü ve dedi ki:

Böyle bir yerde hayatta kalan çocuk ancak kar şeytanlarının çocuğudur, bu çocuğu buradan alırsak kar şeytanları bize kızar ve bizim köye geri dönmemize asla izin vermezler. Fakat şef ona şöyle cevap verdi:

Bu cocuk ancak Ymir'in çocuğudur onu aramıza alırsak tanrı bizden memnun olur.

Büyücü homurdandı, şimdiye kadar şefin batıl inançlarını hep kendi isteği doğrultusunda kullanmıştı fakat o bugün kendi büyücüsüne karşı çıkıyordu. Sonra bebeğin boynundaki parıltıyı farketti ve bebeği eline alan savaşcının yanına yaklaştı, bebeğin boynundaki kolye değerli birşey olmalıydı; üstünde kadim dilde yazılar vardı. "Kadim dil," dedi kendi kendine "bu kolye mutlaka benim olmalı". Sonradan yüksek sesle konuştuğunu farketti, etrafına baktı, neyse ki kimse onunla ilgilenmiyordu, 2 kişi agaçlığın orada ne kadar uzağa işeyebilecekleri hakkında bir iddiaya tutuşmuştu, diğerleri ise onlara tezahürat tutturuyordu. "Barbarlar" dedi büyücü. Bebeği tutan savaşcı başka birisiyle konuşurken ona çaktırmadan kolyeyi almak istedi; bunu çok yapmıştı. Bu sadece el çabukluğuydu,o her zaman bir büyücünün kendi büyüsü dışında el çabukluğunu da bilmesi gerektiğine inanırdı. Elini uzattı ve aynı hızla geri çekti, eli yanmıştı:

"Kahretsin bunu tahmin etmeliydim, bu kolyeyi bu bebeğin boynuna takan her kimse, birisinin bu kolyeyi almak isteyeceğini düşünmüş." dedi içinden.

Şef artık köye dönmeleri gerektiğini söyledi ve "belki bugün avlanamadık ama Ymir bize kendi çocuğunu bağışladı" dedi. Aslında adamlar arasında kimse "bu çocuk kutsal" hikayesine inanmıyordu, hatta bir kaçı hala o işeme iddiasında kalmıştı, kaybeden taraftan bir grup kendi tuttukları adam işerken rüzgarın ters yöne esmeye başladığını iddia ediyordu. Diğerleri de bu sadece "normal bir bebek," diye düşünüyordu, "onu komşu kabileden birisi bırakmış olmalıydı, her zaman istenmeyen bir bebek olabilirdi."

 


Copyright M.Ö. Bilmemkaç - M.S. Herhangi bi gün (C) (R) (P) (CRAP) Beneath the Ground
Her Hakkı ölümü tadacaktır
İzinsiz kullanımı Transilvanya yasalarına göre yasaktır.