Beneath the ground

Mecelle-i Fürahnek: Kitap

Tavuk Kümesinde Tilki*

~Ayna-i Marzî


Politika nedir bilmez, ihtiyaç listesini sadece berberin tuttuğu ve şehirle ilişkisi olmayan kendi halindeki köye popülist bir siyasetçi (Dolniker) ve onun tilki sekreteri (Zeev) kazara uğrasa ve arabaları bozulsa neler olur? Öyle ki köyün halkı, parti başkanı nedir bilmez, ama önemli bir insan olduğunu farkettiklerinden dolayı da "mühendis" ismini takmaktan geri kalmazlar. Üstelik politikacımız öyle hareketli bir yaşam sürmektedir ki köyün cansızlığından yakınarak medeniyet getirme isteğiyle yanıp tutuşmaktadır, elbette ki yardımına sekreteri (ya da köylülerin isimlendirmesiyle "bakıcı") koşacaktır. Biz de adım adım köyün "medenileşmesini" hem gülerek hem de için için üzülerek okuruz.

Tavuk Kümesinde Tilki, günümüzdeki yaygın demokrasiyle tüm sorunların çözüleceğine olan inancımıza güzel göndermelerle dolu bir mizah romanı. Temelini hırs, ayrımcılık nedir bilmez köylülerin ufak bir kıvılcımla nasıl da birbirlerine dönüştürülmesi üzerine kurar, Yahudi önderi Celep'in dini istismar edişine, vergileri ödemek istemeyen köylüler için yasaları korumak üzere (tek kişilik de olsa) polis kurumunun konulmasına ve seçim kampanyalarının absürtlüğüne dek sürdürür.

Aslında hikaye bir Yahudi köyünde geçmesine rağmen çeviri, bizde yaygın olan "Allah'u Teala, namaz" gibi terimlerle yapıldığı için olayları ülkemizdeki bir köyde geçiyormuş gibi hissedebiliyoruz. Tek eksisi çeviride imla hatalarının sıklığı olsa da görmezden gelebiliyoruz bu sorunu. Kitabı bana öneren Wincih'e teşekkürlerimi sunuyorum buradan ve en hoşuma giden bölümü alıntılayarak da bitiriyorum yazımı:

Berber Dolniker'den söylev çekme pratiği öğrenmiş, Dolniker'in parti zamanında yazmış olduğu bir kağıt parçasını çalışarak köy halkının karşısına çıkmıştır (amaç Dolniker gibi halkın anlamadığı kelimelerle konuşmaktır.) ve başlar söyleve:

"Başyazı! (köy halkı anlamadıkları bu kelimenin verdiği coşkuyla heyecanlanmıştır.) 

Geride bıraktığımız istiklâl senesi sırasında katettiğimiz yola bir göz atacak ve istikbâl'in kucağına atılmak üzere bulunduğumuz bir anda, meseleleri tafsilatlı bir şekilde analiz edecek olursak, dudaklarımızın eşiğine mühim bir sual takılacaktır: Nereye gidiyoruz? Milletin taleplerinin birbirine namütenahi rabıtalarla bağlı olduğuna inanıyor, hâlihazırda milletimizin sulhu, sükuneti ve inkişafının bu taleplerin tatmin edilmesi ile tahakkuk edeceğini biliyoruz."

…Zalman Hasidov kanatlanmış gibiydi. Her tümcenin sonunda vahşi zafer çığlıkları atmamak için kendini zor tutuyordu. Aynı mühendis gibi okuyor, konuşuyor, söylev veriyordu. Dağlardan gürül gürül inen sel suları gibi akıcı, takıntısız… Halk, kutsal bir varlığın karşısındaymış gibi korkudan titriyor, büyük söylevi saygı ile dinliyordu.   

"…Bu devleti tesis edenlerin selamet hareketini sekteye uğratmaya kimsenin hakkı yoktur. Hepimiz, bütün millet yekvücut olarak şu prensip altında toplanmak mecburiyetindeyiz. Devamı beşinci sayfada!"
 

Başyazı burada bitiyordu, berber zil düğmesine bastı ve sözleri yeniden okudu:

"Devamı beşinci sayfada!"

Söylevin bu alıcı noktasında dinleyenlerin şaşkınlık ve korkusu bir kat daha artmıştı. Kimse söylenen her sözün kalın bir sis tabakası ile kaplıymış gibi anlaşılmaz olduğu bir söylevin tam da bu tümcesi üzerinde durmanın ne anlama geleceğini anlayamamıştı. Bu son sözlerin büyük bir enerji ile yeniden okunması karşısında kundura tamircisi (berberin rakibi) kendini daha fazla tutamadı ve elini kolunu sallayarak kürsü yönüne bağırmaya başladı:

"Ben de sana söyleyeyim ki, beşinci sayfa hiçbir zaman olmayacak!"
"Evet!" diye atıldı militanları, "Beşinci sayfanın sonu geldi artık!"

Berber bu tepki karşısında öfkesinin dizginlerini bırakıverdi:

"Ben de şunu söyleyeyim ki, ben muhtarım! Bunun devamı her zaman için beşinci sayfada olacaktır!"

Daha sonra kunduracı tarafından sloganlar üretilir:

"Çekin ulan elinizi beşinci sayfadan!"
"Aramızda bir beşinci sayfaya tahammülüz yok!"
"Beşinci sayfa sarı hummanın ta kendisidir ha!"
"Kahrolsun beş! Kahrolsun sayfaların icatçısı berber! Kahrolsun beşinci berber!"

Böyle uzar gider seçim kampanyaları :)  

*Yazı fazla bilgi içerse de bu bilgiler kitabın okunmasına engel teşkil etmez, zira kitap gücünü üslubundan alıyor.