Beneath the ground
Mecelle-i Fürahnek: Anime
Yotsubato: Bölüm #2
~Qpax

Yotsubato Kiyohiko Azuma'nın diğer bir şaheseri ama benim
için bir numaralı eseridir. Eğer 4chan'a takılan
arkadaşlarımız var ise, bu manganın baş rol karakterine az
çok aşinadırlar (404 kızı). Kiyohiko Azuma'yı da Azumanga
serisinden hatırlayacaksınız ki kendisi espiri anlayışı
oldukça gelişmiş, belirli bir seviyenin üzerinde
olan ve hayata çok değişik açılardan bakan favori
mangakalarımdan birisi. Yotsuba ile kendisini aşmış, bizi bu yapıtı ile
hayatta yaptığımız en ufak şeylerden biraz olsun zevk almamızı
sağlamıştır. Zaten manganın konusu yani ana konsepti "Enjoy
everything!" değil mi? Yani görüp
görebileceğin en ufak şeylerden bile eğlenmeyi bil diyor bize
Yotsuba. Peki nedir, neyin nesidir bu seri?
Yotsuba yeşil saçlı ve kocaman hayat dolu gözlere
sahip, hiç bir şeyden bihaber ve bir fikri olmayan
dünyalar tatlısı saf bir kızdır. Çevresinde olup
bitenler hakkında hiç bir bilgisi yoktur, klimalardan
umulmadık bir biçimde korkar ve o kadar hayat dolu bir
kızdır ki komşularının evine bile girip evi altına
üstüne getirir ama sevecenliği ve insanlar ile ilk
bakışta kaynaşmasıyla onun bu tatlılığı yaramazlığını örtbas
eder.
Manga Yotsuba ve babasının kırsal bir kesimden şehire taşınması ile
başlıyor. Bu yeni taşındıkları evinin hemen yanındaki evde ise
üç kız kardeşin bulunduğu Ayase ailesi yaşıyor.
Daha ilk karşılaşmalarında Yotsuba'nın şirin ve meraklı tavırları
sayesinde çabuk bir biçimde kaynaşıyorlar.
Kendisi birazcık bela ve yaramaz da olsa onu okumaya devam
ettikçe onun ne kadar da çevresi için
neşe ve komedi kaynağı olduğunu göreceksiniz.
Yotsuba'nın temel bir hikayesi yok. Sadece hikaye Yotsuba'nın çevresi etrafında dönen, hayattan kesitler mantığı ile ilerliyor. Yani o kocaman gülümsemesi ve saflığı ile, her şeye içten tavırlar ile yaklaşımı sizi öyle bir noktaya getiriyor ki keşke benim de böyle tatlı bir kızım olsaydı diyorsunuz. O kadar saf ve bön bir tavırı var ki ilk bakışta bu kızın kafasından bir sorunu mu var diye düşünüyorsunuz; ama olay o değil, onun saflığı ve içten tavırları bizim bu hayatta unuttuğumuz en büyük etmen. O yapay değil ve çevresindeki olayları elinin tersi ile itiyor, kendisini hayatın akışına bırakıp yaptığı hal ve tavırlar ile bize saf bir komedinin nasıl olacağını gösteriyor.
Kısacası eğer bir komedi hikayesi okumak istiyorsanız, olur da canınız
sıkılırsa veya eğlenceli bir hikaye okumak istiyorsanız mutlaka bu
mangayı okuyun. Zaten benim amacım da bu mangayı herkese okutmak. İlk
bölümü uzun bir aradan sonra
çevirebildim. Umarım beğenirsiniz, eğer çeviri
veya benim bu sunumum ile ilgili tavsiye, eleştiri ve çeviri
hakkında söylemek istediğiniz bir şeyler var ise bana mail ile
ulaşabilirsiniz. İlk bölümü okumak için şuraya tıklayın.