Beneath the Ground: Yine, Yeniden
[LaRe]SiR_Nemesis
 

İlk dirilişin ardından  çok şey yaşandı. Öyle ki, dirilişin sembolü haline gelen Beneath the Ground tapınağının duvarlarının kalın taş-larının solduğu, koridorların ve ana holün tavanlarının köşelerinde bile örümceklerin mesken tutmadığı boş bir yer kalmadığı bir yer olana dek nice zaferlere şahit oldu bu tapınak.

ArchZombien'in ordusu zaferi bir kez daha tatmak için yeryüzüne çıkıp karşısına çıkanları kılıçtan ve baltadan daha güçlü bir silahla, korkuyla doldurarak darmadağın etti. Ama bunu bir grup eşkiyanın yaptığı gibi salt yok etme duygusuyla değil; yeryüzüne çıktığı ilk gün, karşısında "itaat et!" diye bağıran Elf büyücüsüne duyduğu intikam duygusuyla yaptı. İntikam gibi güçlü bir duygu bile toprağın derinliklerinden kendisiyle beraber getirdiği lanetini bastıramıyordu. Öyle ki çürümüş dudaklarla, boş göz yuvalarıyla ve hiçbir insanın sahip olamayacağı çığlıklarıyla toprağın üzerindeki en güçlü orduya sahip olan komutan zaferlerin arasında kendisinin ve ordusunun bu denli baskın olmasının sebebini intikam duygusuna bağlıyordu. Taa ki akınlar zayıflamaya, askerler arasında çözülmeler başlayana dek...

Savaşlardaki mukavemetleri dolayısıyla komutanın gözüne giriveren en değerli askerler birer birer kaybolmaya başlayınca orduda huzur-suzluk baş gösterdi önce. Üst rütbeli askerler içlerindeki intikam ateşi sönmüş ve bununla birlikte iradeleri de eriyen bir mum gibi gittikçe zayıflamaya başladığından ordudaki tedirginliğe engel ola-mıyorlardı. Tapınağın adının kazındığı ve yüzyıllardır tapınağa gelen-leri girişte karşılayan yekpare taş ortadan ikiye yarılınca bu tedir-ginlik artık karmaşa diye anılmaya başlanacaktı.

Archzombien tüm bunlardan haberdardı elbette. Ve denir ki, tapınak inşa edilmeden önceki zamanlarda Tanrı'nın Diyarı olarak adlandırılan bu bölgede, yani tapınağın çevresinde uzun süre araş-tırmalar yapmış. Ancak kuşkuyla dolaşıp dururken tapınağın inşa-sında karşılaştığı uğursuzluğu hatırlayıp başındaki belanın yine ilahi bir kaynaktan geldiği kanısına varıp derhal tapınak bilgelerini, komutanlarını büyük bir konsey toplamış. Yüreği şüpheden bir nebze olsun arınmış olan bilgeler ortada bir lanetin olduğunun az çok ayırdında olup Archzombien'e ve çağrıya kulak veren komutan-lara yüreklerindekileri(ortada bir yürek varsa tabi) açmışlar.

Çözülme belirtileri gösteren zombi ordusu geçmişindeki zaferlerin dünyada yarattığı kaosun da etkisiyle hala en güçlü ordu konu-mundaydı. Yine de sınır illerinde ufak tefek kayıplar verilebiliyordu. Bunlara ormanlarda yaşayan gezgin kavimler sebep oluyordu çoğunlukla. Gezgin kavimler inanırlardı ki bir gün Tanrı yeryüzüne tekrar ayak bastığında bir zamanlar yaptıkları gibi büyük şehirler ve ordular kuracak, kaybettikleri onuru tekrar kazanacaklardı. Beneath the Ground tapınağında olanları da bunun bir alâmeti saymışlardı.

Fakat konsey bu kuru inançlara itibar etmese de Archzombien'in emri üzerine orduya bu gezgin kavimleri yok etmek üzere hareket tavsiyesi verdi. Tüm konsey üyeleri buna pek bir anlam verememiş-lerdi çünkü ormanlarda, sarp yamaçların dibindeki küçük düzlükler-de gezinip duran bu kavimle uğraşmanın gereksiz bir uğraş olarak görüyorlardı. Fakat Archzombien bu işi komutanlara bile bırakmayıp komutayı eline alıp gezgin kavimden bir kişi bile kalmayıncaya dek onları avlamaya kararlıydı. Konsey üyelerinin birşeyler bildiğini biliyordu ama daha fazlasına izin vermeyecekti.

Böylece Büyük Av başladı.

(devamı gelecek aya)

 

 

 

 

 

 




 


Ana Konular

Şaman
Haberler
Bir Öykü
Albümler
Btg ile Yeniden                          Türk Gruplar                       Monster-Rancher                          X-Men 2

 

İlginç Şeyler

Komik Şeyler